AİMSAD Dergisi - Sayı 38 (Eylül-Ekim)

Makale 56 AİM SAD DERGİSİ Eylül - Ekim 2021 Sürdürülebilir şirket misiniz? Çetin Ünsalan - Gazeteci / cetinunsalan@yahoo.com Ekonomide yeni döneme ilişkin her- kes bir kavramdan bahsediyor. Bir dönüşümün, hatta bir kırılmanın yaşandığı çok açık. Sanıyorum bunu ülkemizin en ücra köşesindeki firma dahi artık fark etti. Fakat fark etmekle iş bitmiyor. Sü- reci seyretmek yerine, bu dönüşüme uyum sağlayacak bir eyleme geçme zorunluluğu bulunuyor. Aksi takdir- de fotoğraf net bir biçimde ortaya çıktığında, uyum sağlamak için çok geç olacak. Bir tarafta dijitalleşmeden, öte ta- rafta yeni finansal enstrümanlardan, bir yanda blok zincir teknolojisin- den öte yanda nitelikli insan kayna- ğından söz ediliyor. Dönüşümün alt başlıkları bu kadar çoğalınca da risk başlıyor. Hem bunu yapması gereken firmala- rın bunaldığını hem de çok kavramlı ortamda akılların karıştığını görüyo- ruz. Peki tüm bu verimlilik odaklı rekabet çağını tek bir kelimede to- parlayabilir miyiz? Geçtiğimiz günlerde bir toplantı ve- silesi ile gittiğimiz Ordu’da İstanbul Sanayi Odası’nın eski Başkanı ve eski Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi ile de bu konuyu konuşmaya başladık. Yılların tecrübesi esasen aradığımız üst başlığı bir anda paylaşıverdi. Her bir başlığın çok önemli olduğunu belirtmekle beraber, bir numaralı gündemin sürdürülebilirlik olması gerektiğini söyledi. Gerçekten de düşündüğünüzde nitelikli insan gücü kullanımından firmanın teknolojik altyapısının dö- nüşümüne kadar geniş bir yelpazeyi bunun içine sığdırmak mümkün. O zaman kritik soru şu: Sürdürülebi- lir şirket misiniz? Sadece kullandığınız teknoloji ya da finansal okuryazarlığınızla değil, sek- törünüze, çalışanlarınıza, topluma, ülkeye, çevreye yönelik yaklaşımınız ne? Bunun küçük bir sağlamasını sosyal sorumluluk projeleri üzerin- den kendiniz için yapabilirsiniz. Örneğin; toplumsal duyarlılığın yüksek olduğu bir konuda, mesela mesleki eğitimde ya da çevreye du- yarlı bir üretimi ön plana çıkaracak bir organizasyonda, konuya ilişkin verdiğiniz desteği yardım diye gö- rüyorsanız, sınıfta kaldınız demektir. Ortadaki sorunu gerçekten hissedip, ona ilişkin katkı sağlamayı amaçlı- yorsanız sürdürülebilirliğe ilk adı- mı atmışsınız anlamına gelir. Atık yönetimini popüler bir gündem olarak görüp, bu alanda haber olma telaşında mısınız; yoksa gerekli ya- tırımları yaparak iklim krizine karşı mücadelenin neferi mi olmaya çalı- şıyorsunuz? Bunun yanıtı da sürdürülebilir bir şirket olup olmadığınızı gösterir. Fi- nansman kullanırken günü birlik çö- zümler peşinde misiniz yoksa, kalıcı hesabı kitabı belli olan kaynak kulla- nımını mı amaçlıyorsunuz? Mesela çocuk işçi çalıştırmakla, ka- yıt dışı istihdam yapmak arasında fark görmüyorsanız; temele insan hakkını koyuyorsanız sürdürülebilir bir şirketsiniz. Çalışanlarınızı kadın erkek diye değil, liyakat ölçüsünde değerlendiriyorsanız sürdürülebilir bir şirketsiniz. Atık yönetimini bir maliyet değil, bir gereklilik olarak görüyorsanız, satın almalarınızda muhatap firmanın tavrına dikkat edi- yorsanız sürdürülebilir bir şirketsiniz demektir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ama en önemlisi “yoksa” sorusunun yanıtı- dır. Bugün sektördeki konumunuz ne olursa olsun; şayet ilkenizin te- melinde sürdürülebilirlik yoksa, kat- kı alan değil, katkı sağlayan bir şirket olmayı hedeflemiyorsanız geleceğin ekonomisinde de, B2B ya da B2C alanda da yoksunuz. Sizce çok geç olmadan şirketinizin röntgenini çekmeniz ve gerekli kül- türü şirketinize zerk etmeniz ya da varsa geliştirmeniz gerekmiyor mu? Tekrar sorayım: Sürdürülebilir şirket misiniz?

RkJQdWJsaXNoZXIy MTIwNDM4Nw==